26 Ekim 2012 Cuma
1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA - 2. BÖLÜM: CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ
A. Canlılardaki İnorganik Bileşikler
¬ Yapılarında genellikle karbon atomu içermeyen ve canlılar
tarafından üretilemeyen maddelerdir.
¬ Sindirilmeden hücre zarından geçebilirler.
¬ Enerji verici olarak kullanılmazlar.
¬ Su, asit, baz, tuz ve mineraller inorganik bileşiklerdir.
¬ Su canlı vücudunun büyük kısmını oluşturur. Çözücü özelliği
sayesinde madde taşınması, boşaltım, sindirim gibi
metabolik işlerde görev yapar.
B. Canlılardaki Organik Bileşikler:
¬ Yapısında karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) atomu
bulunduran ve canlılar tarafından sentezlenebilen moleküllerdir.
¬ Organik bileşikler enerji verici, yapıcı-onarıcı ve düzenleyici
olarak görev yaparlar.
¬ Organik bileşiklerin yapıtaşlarına monomer denir. Monomerlerin
birleşerek oluşturdukları büyük moleküllere polimer
denir.
Püf Noktası
Organik bileşiklerin enerji elde etmede kullanılma sırası:
Karbonhidratlar --> Yağlar --> Proteinler şeklindedir.
Organik bileşiklerin birer gramlarının verdiği enerji miktarına
göre sırası:
Yağlar --> Proteinler --> Karbonhidratlar şeklindedir.
Organik bileşiklerin hücrede yapı maddesi olarak kullanılma
sırası:
Proteinler-->Yağlar-->Karbonhidratlar şeklindedir.
KARBONHİDRATLAR
¬ Genel formülleri (CH2O)n şeklindedir.
¬ En önemli enerji kaynaklarıdır.
¬ Bazı organik moleküllerin (DNA, RNA, ATP) yapısına katılırlar.
¬ Hücre zarı ve çeperinin yapısına katılırlar.
Püf Noktası
Küçük moleküllerin birleşirken su çıkarması şeklindeki tepkimelere
dehidrasyon sentezi denir.
Büyük moleküllerin su katılarak kendisini oluşturan yapı birimlerine ayrılmasına ise
hidroliz denir.
Püf Noktası
Disakkarit ve polisakkaritler oluşurken glikozit bağı kurulur.
¬ Yapılarında genellikle karbon atomu içermeyen ve canlılar
tarafından üretilemeyen maddelerdir.
¬ Sindirilmeden hücre zarından geçebilirler.
¬ Enerji verici olarak kullanılmazlar.
¬ Su, asit, baz, tuz ve mineraller inorganik bileşiklerdir.
¬ Su canlı vücudunun büyük kısmını oluşturur. Çözücü özelliği
sayesinde madde taşınması, boşaltım, sindirim gibi
metabolik işlerde görev yapar.
B. Canlılardaki Organik Bileşikler:
¬ Yapısında karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) atomu
bulunduran ve canlılar tarafından sentezlenebilen moleküllerdir.
¬ Organik bileşikler enerji verici, yapıcı-onarıcı ve düzenleyici
olarak görev yaparlar.
¬ Organik bileşiklerin yapıtaşlarına monomer denir. Monomerlerin
birleşerek oluşturdukları büyük moleküllere polimer
denir.
Püf Noktası
Organik bileşiklerin enerji elde etmede kullanılma sırası:
Karbonhidratlar --> Yağlar --> Proteinler şeklindedir.
Organik bileşiklerin birer gramlarının verdiği enerji miktarına
göre sırası:
Yağlar --> Proteinler --> Karbonhidratlar şeklindedir.
Organik bileşiklerin hücrede yapı maddesi olarak kullanılma
sırası:
Proteinler-->Yağlar-->Karbonhidratlar şeklindedir.
KARBONHİDRATLAR
¬ Genel formülleri (CH2O)n şeklindedir.
¬ En önemli enerji kaynaklarıdır.
¬ Bazı organik moleküllerin (DNA, RNA, ATP) yapısına katılırlar.
¬ Hücre zarı ve çeperinin yapısına katılırlar.
Püf Noktası
Küçük moleküllerin birleşirken su çıkarması şeklindeki tepkimelere
dehidrasyon sentezi denir.
Büyük moleküllerin su katılarak kendisini oluşturan yapı birimlerine ayrılmasına ise
hidroliz denir.
Püf Noktası
Disakkarit ve polisakkaritler oluşurken glikozit bağı kurulur.
1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA -1. BÖLÜM: Canlıların Ortak özellikleri
1. BÖLÜM: Canlıların Ortak özellikleri
A. CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Tüm canlılar aşağıdaki özelliklere sahiptir.
1. Hücresel yapı: Tüm canlıların yapı, işlev ve üreme birimi
hücredir. Bazı canlılar tek, bazıları çok hücrelidir. Hücre yapısına
göre ise prokoryot veya ökoryot olabilir.
2. Beslenme: Tüm canlılar metabolik aktivitelerini devam
ettirebilmek için besin maddelerine ihtiyaç duyar. Beslenme
biçimlerine göre canlılar üç grupta toplanır;
Ototorof canlılar: Fotosentez veya kemosentez ile ihtiyaç
duydukları besinleri kendileri üretir. Ör: Bitkiler
Heterotrof canlılar: Besinlerini diğer canlılardan sağlar. Ör.
Hayvanlar
Hem otorof hem heterotrof canlılar: Fotosentez yaparak
besin üretebilirlerken dışarıdan hazır besin de alabilirler.
Ör: Böcekçil bitkiler, öglena
3. Solunum: Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirmek
için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerjiyi de oksijensiz
veya oksijenli solunum yaparak elde ederler.
Oksijensiz solunum
Glikoz 2 Etil alkol + 2CO2 + 2 ATP
Glikoz 2 Laktik asit + 2 ATP
Oksijenli solunum
Glikoz + 6 O2 6CO2 + 6H2O + 38 ATP
4. Hareket: Bazı canlılar aktif olarak hareket edebilir. Ör:
Hayvanların çoğu. Bazıları ise bir yere bağlı olarak yaşar,
yer değiştirmez. Ör: Bitkiler, mercanlar. Bazı canlılar ise bulundukları
ortamla pasif hareket eder. Ör: Bazı tek hücreliler.
5. Metabolizma: Hücrede meydana gelen tüm yapım ve
yıkım tepkimelerine metabolizma denir. Metabolizma ikiye
ayrılır:
Anabolizma (Özümleme): Basit moleküllerin birleştirilerek
karmaşık moleküller sentezlenmesidir. Ör: Protein sentezi.
Katabolizma (Yadımlama): Kompleks moleküllerin daha
basit moleküllere parçalanmasıdır. Ör: Sindirim.
6. Çevresel uyarılara tepki: Tüm canlılar çevreden gelen
değişikliklere karşı tepki oluşturur. Bu durum canlının yaşama
şansını arttırır.
7. Büyüme: Tek hücreli canlılarda sitoplazmanın hacminin
artması ile gerçekleşirken, çok hücreli canlılarda mitoz bölünme
ile gerçekleşir. Bitkilerde büyüme yaşam boyu devam
ederken, hayvanlarda büyüme sınırlıdır.
8. Üreme: Canlılar nesillerini devam ettirebilmek için ürerler.
Bazı canlılar kısa sürede, tek başına ve genetik yapıyı değiştirmeden
eşeysiz ürerken, bazı canlılar iki farklı ata canlı ile
genetik özellikleri değiştirerek eşeyli ürerler.
9. Organizasyon: Hücre içinde de bir organizasyon vardır.
Çok hücreli canlılarda ise özelleşmiş hücreler aşağıdaki şekilde
birleşerek bir organizasyon oluşturur.
Hücre-->Doku--> Organ--> Sistem--> Organizma
10. Boşaltım: Metabolik faaliyetler sonucunda oluşan zararlı
veya fazla maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Bunun
için hücre zarı, özel organeller, deri, böbrekler, solunum organları,
yapraklar ve kök gibi yapılar kullanılır.
11. Homeostasi (İç denge): Çevre şartlarının değişmesine
rağmen iç ortamın sürekli sabit değerlerde tutulmasıdır.
İnsan vücuduna ait iç organlar ve dolaşım sistemini kısa ve öz bir animasyon
İç Organlar, Dolaşım Sistemi
Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
- 1-Hücresel yapı: Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük birim olan hücre veya hücrelerden meydana gelir. Amip, öglena, bakteri gibi bazı canlılar bir hücreden oluşur ve bunlar bütün canlılık özelliklerini gösterirler. Yüksek yapılı canlıların vücutları ise hücrelerden oluşan dokular, dokulardan oluşan organlar ve organlardan oluşan organ sistemleri şeklinde düzenlenmiştir. Canlılar hücresel organizasyonlarına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Bakteriler ve mavi yeşil algler prokaryot hücre yapısındadır. Prokaryot hücrelerde çekirdek, mitokondri ve golgi gibi zarla çevrili organeller bulunmaz, sadece ribozom bulunur.
Bakteri ve mavi yeşil algler dışındaki tüm canlılar ökaryot hücre yapısındadır. Ökaryot hücrelerde çekirdek ve zarlı organeller bulunur.- Özel bir kimyasal dizilime sahip olma : Canlılar, cansızlardan farklı olarak kimyasal bağlarının dizilimini özel bir şekilde düzenlerler. Tüm canlılar nükleik asit (DNA ve RNA) içerir.
- Belli bir organizasyona sahip olma: Her canlı türü, iç ve dış yapı bakımından kendine özgü bir şekil ve görünüme sahiptir. Canlıların çeşitli vücut kısımlarının belirli kurallar içinde canlılık etkinliğini devam ettirmelerine organizasyon denir. Tek hücrelilerde organizasyon, hücrenin farklı kısımlarının farklı görevleri üstlenmesiyle gerçekleşir.
- İrkilme (uyarılma): Canlıların iç ve dış ortamda meydana gelen tüm fiziksel ve kimyasal değişikliklere tepki göstermesine uyarılma denir. Uyarıların alınması ve gerekli tepkinin gösterilmesi, canlıların kendileri için en uygun ortamda yaşamasını sağlamaya yaramaktadır.
- Hareket: Süngerler, mercanlar ve bazı parazitler belirgin bir yer değiştirme hareketi yapmaz. Ancak bunların çoğu mikroskobik sil veya kamçılarıyla çevrelerini hareket ettirerek besin ve diğer gerekli maddeleri sağlar. Bir canlının hareketi kas kasılması, sil veya kamçıların hareketi ya da sitoplazmanın yavaşça akmasıyla sağlanır. Ayrıca bitkilerdeki ışığa yönelim (fototropizm), yer çekimine yönelim (geotropizm) de hareket kavramı içinde değerlendirilir.
- Metabolizma: Canlı organizmanın hücreleri içinde oluşan ve enzimlerle kontrol edilen kimyasal reaksiyonların tümüdür.
Metabolizma; anabolizma (özümleme) ve katabolizma (yadımlama) olmak üzere ikiye ayrılır.
Anabolizma. Organizmanın çevresinde bulunan hammaddeleri kendine özgü moleküller haline getirmesidir. Fotosentez, protein sentezi, yağ sentezi, nişasta sentezi anabolik tepkimelerdir.
Katabolizma: Organizmada enerji elde etmek için büyük moleküllerin küçük moleküllere parçalanmasıdır. Sindirim, oksijenli solunum, oksijensiz solunum reaksiyonları katabolik tepkimelerdir. Sindirim; besinlerin hücre zarından geçebilmesi için yapı birimlerine (monomerlerine) dönüştürülmesidir. Bu olay sırasında ATP elde edilmez. Solunum; besinlerin ATP sentezleme (fosforilasyon) amacı ile parçalanmasıdır. Canlıların çoğu solunum sırasında oksijen kullanılır. Buna oksijenli solunum denir.
C6H1206 + 602 à 6C02+6H20 + 38 ATP
Bazı basit yapılı canlılar ise solunum sırasında oksjien kullanmazlar. Buna oksijensiz solunum (mayalanma) adı verilir. Oksijensiz solunumda, oksijenli solunuma göre daha az enerji üretilir. Bu olayda laktik asit, etil alkol gibi son ürünler oluşur.
C6H1206 à2C3H603 + 2ATP (laktik asit)
C6H12O6 à 2C2H5OH (etil alkol) + 2C02 + 2ATP - Üreme: Canlıların soylarını devam ettirebilmek için yeni bireyler oluşturmasıdır. Bazı canlı gruplarında gen değişimi olmaksızın üreme (eşeysiz üreme) görülmesine karşılık, eşeyli üreme daha yaygındır. Eşeyli üreme sonucu yeni gen kombinasyonları ortaya çıkarak çeşitlilik artar. Bu olay da evrim açısından önemlidir.
- Büyüme: Tek hücreli canlılarda büyüme sitoplazma hacminin, çok hücreli canlılarda ise hücre sayı- sının artması ile olur. Kural olarak, bitkilerde meristem (sürgen) dokunun varlığı nedeni ile hayvanlardan farklı olarak sınırsız büyüme görülür. Çok hücreli organizmaların gençlik evresinde anabolizma, katabolizmadan büyüktür ve canlıda büyüme gerçekleşir. Olgunluk evresinde anabolizma katabolizmaya eşitken, yaşlılık evresinde anabolizma katabolizmadan daha küçüktür. Olgunluk ve yaşlılık evrelerinde büyüme gerçekleşmez
.
- Çevreye uyum (Adaptasyon) : canlının belirli bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerinin tümüdür. Örneğin, dış döllenme yapan balıkların suya çok fazla sayıda yumurta bırakması döllenme olasılığını artıran bir adaptasyondur. Yine bukalemunun bulunduğu ortama göre renk değiştirmesi bir adaptasyon örneğidir.
Canlı, çevresine uyum yapabildiği oranda hayatta kalabilir. Uyum yeteneğinin alt ve üst sınırlarını ise kalıtsal yapısı belirler. Canlı bu sınırlar dışına ancak kalıtsal yapısındaki bir değişiklik ile çıkabilir. Bu olaya mutasyon denir.
Çevre koşullarının etkisi ile oluşan ve kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon denir. Spor yaparak kas geliştirme modifikasyon örneğidir. - Beslenme: Canlılar enerji ihtiyaçlarını besinlerden karşılarlar. Ototrof canlılar (üreticiler) inorganik maddeleri organik maddelere dönüştürerek kendi besinlerini sentezler. Heterotrof canlılar (tüketiciler) ise inorganik maddeleri organik maddelere dönüştüremezler ve besinlerini dışarıdan hazır alırlar.
- Enzim kullanımı: Enzimler canlılardaki biyokimyasal reaksiyonların gerçekleşmesini sağlayan biyolojik katalizörlerdir. Canlıların tümünde enzim kullanabilme özelliği bulunur. Enzimler protein yapılıdır. Protein sentezi tüm canlılarda ortak olarak gerçekleşir. Canlılarda görülen bu özellikleri tek hücreli bir organizma olan Paramesyum üzerinde inceleyelim. Tatlı su birikintilerinde ve havuzlarda yaşayan terlik biçiminde bir canlıdır. Canlıların yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük birimi olan hücre, paramesyumun vücudunu oluşturur. Yani paramesyum tek hücreden oluşan mikroskobik bir organizmadır. Paramesyumda, biri beslenme gibi metabolik faaliyetlerden, diğeri üremeden sorumlu iki çekirdek vardır. Ayrıca mitokondri, golgi aygıtı, lizozom gibi zarla çevrili organellere sahiptir. Bu nedenle paramesyum ökaryot hücre yapısındadır.
- Paramesyumun dış yüzeyi sillerle kaplıdır. SilIerin düzenli olarak suya çarpmasıyla paramesyum hareket eder. Paramesyum yaşayabilmek için gerekli organik maddeleri bulunduğu çevreden almak zorundadır. Sillerin hareketi ile çevrede bulunan besinler hücre ağzı ile alınır ve yutağın sonunda besin kofulu oluşturarak sitoplazmaya geçer. Besin kofulu sitoplazma hareketi ile hücre içinde dolaşırken, koful içindeki besinler sitoplazmadaki enzimlerle yapı birimlerine ayrılır (sindirim). Sindirilen besinler sitoplazmaya geçer. Görüldüğü gibi paramesyum inorganik maddelerden organik madde sentezleyemez. Yani heterotrof beslenme gösterir.
- kaynak: http://www.biyolojiokulu.net/ by Naci Karhan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




